Ana sayfa Lüks Otel The Ritz-Carlton Otelleri

The Ritz-Carlton Otelleri

1561
0
PAYLAŞ

The Ritz-Carlton Hotel Company, büyümekte olan küresel portföyüne yıl sonuna kadar altı yeni lüks otelin kapılarını açacak. Çengdu ve Tientsin’deki muhteşem araziler bu lüks markanın Çin’deki otel sayısını 10’a yükseltecek. Almatı, Herzliya ve Bangalore’deki gösterişli Ritz-Carlton otelleri, markanın İsrail, Kazakistan ve Hindistan’a girişinin simgeleri olacak. Aruba’daki yalın lüks tecrübesi ise kalite tasarımı uygulamasında başka bir dönüm noktası olacak.

Son 10 yılda, The Ritz-Carlton tasarım ekibi birbiri ardına özel olarak tasarlanmış ve korunmuş birçok otel için şartnameler hazırladı. Viyana, Maskat ve Riyad, gösterişli The Ritz-Carlton otellerine zevk sahibi bir dokunuşla dönüştürülen saraylardı. Başkent Washington DC yakınlarındaki Philadelphia ve Georgetown’da bulunan The Ritz-Carlton arazileri, dönüştürülen ve korunan miras alanlarında yeni bir çağa şahit oldu. Philadelphia’daki, tarihi 1904’e kadar uzanan ve şehrin ilk bankası olan yapı ve Georgetown’daki, kule şeklinde bir bacaya sahip olan kırmızı tuğladan fırın çağdaş tasarımlı birer otele dönüştürüldü. Pekin Finans Caddesi’nde, tavandan sarkan kaligrafi çalışmaları gibi modern, renkli ve yaratıcı tasarımlar otel odalarını inanılmaz bir çeşitlilikle süslerken bağlamla ilgisini korumakta ve bu antik Çin kentinin kültürünü yüceltmektedir.

Ritz_DoradoThe Ritz-Carlton, önümüzdeki üç yıl içinde ek 30 otelin iyileştirilmesi çalışmalarına başlarken, tasarım felsefesi  “süreklilik arz eden değişkenlik” olarak tanımlanabilir. “Her yeni proje bize bulunduğu çevrede en iyi oteli yaratma fırsatı sunuyor ve böylece gerçek bir mekan hissi oluşturulabiliyor. Bu uygulanırken piyasa ihtiyaçları ve grup içinde parmakla gösterilecek bir otelin en iyi şekilde nasıl yaratılabileceği göz önünde bulunduruluyor,” diyor Tasarım ve Proje Yönetimi Baş Müdür Yardımcısı Bill Barrie.

Barrie’ye göre, pek çok yeni otelin tasarımı, zarafetin modern yorumlarıyla birlikte daha çağdaş olma eğiliminde olsa da, yakın zamanda inşa edilen iki otel bunun tam zıttı yönde. “The Ritz-Carlton Abu Dhabi, Grand Canal  oteli klasik bir tasarım eseridir. Otel, heybetli  Büyük Şeyh Zayed Camisi’ne bitişik bir biçimde konumlandığı için ön cephe ve iç tasarımı bu yapıya saygılı olacak ve bulunduğu bölgeyi tamamlayacak şekilde tasarlanmıştır. Tasarımında 15 – 17. yüzyıllar arası Rönesans mimarisinden ve Venedik şehir planlamasından esinlenilen otel, kıyıda yer alıyor ve hilal şeklinde düzenlenmiş on heybetli yapıdan oluşuyor.”

Bunun aksine, bir The Ritz-Carlton Tesisi olan Dorado Beach muhteşem Porto Riko adasında bulunuyor. Tesis, çıplak ayakla yaşayabileceğiniz samimi bir tatil lüksünü sunarken, Laurence Rockefeller’in kendine özgü çevre tasarım felsefeleri ile modern, fakat minimal dekoru bir araya getiriyor. Üstü açık, ancak dışa kapalı bir şekilde tasarlanmış olması ve çevredeki doğal yaşam ve kültür çeşitliliği ile pekiştirilmesi sayesinde, mükemmel dış çevre otel içinde büyüleyici bir rahatlığa dönüşür.

Dorado Beach, Porto Riko
Dorado Beach, Porto Riko

The Ritz Carlton, gittikçe küreselleşen piyasadaki marka imajını güçlendirmek adına yerel motiflere odaklanarak farklı tasarım stratejileri benimsemektedir. Şirket felsefesi, genel olarak seçkin ve uygun olduğu yerlerde klasik dokunuşlar taşıyan oteller tasarlamaktır. Bir şehirde birden fazla otel olması durumunda, değişik somut ürünler ortaya çıkarmak ve tamamen farklı tarzlara yer vermek tercih edilir. “Şirketimizin tasarım standartları mühendislik altyapısını, işletim şartlarını, güvenlik düzenlemelerini ve oda boyutlarını oluştururken baz aldığımız bir veri tabanıdır; ancak bunlar bir otelin esas karakterini oluşturmaz. Tek bir tasarım kalıbı oluşturmak yerine pek çok yeni uluslararası merkezde büyürken, sürecin varış noktası ve müşteri odaklı olmasını amaçlıyoruz.”

The Ritz-Carlton, Dorado Beach
The Ritz-Carlton, Dorado Beach

Tasarıma göre konaklama

Dünya’nın dört bir yanındaki her Ritz-Carlton mülkü bulunduğu konuma uyumlu, eşsiz tasarımıyla öne çıkar. Bill Barrie’nin verdiği örnekler arasında şunlar yer alıyor:

Ritz-Carlton Tesisi, Phulay Koyu Andaman Denizi kıyısında konumlanmıştır. Bu ayrıcalıklı tesis, yoğun rağbet gören Taylandlı mimar Lek Bunnag’ın vizyonunun bir ürünü. Tesisin yapısında modern bir tarz ve mimarinin yanısıra, gözlerden uzak konumunu tamamlayacak lüks ve geleneğin uyumlu bir sinerjisinin yaratılmasını amaçlayan Tayland kültürü ve tasarımının da etkisi görülüyor. Bunnag, konukların rahatlamaları ve eğlenmelerinin birincil öncelik olacağı bir çevre yaratmak amacıyla Tayland geleneklerinden ve kültürel mirasından güçlü bir şekilde besleniyor.

The Ritz-Carlton, Hong Kong’un şık ve çağdaş iç tasarımı, Hong Kong’un kalbindeki bu son derece modern otele zemin hazırlayacak şekilde Singapur LTW tarafından yapılmıştır. Otele varınca karşılaşılan ilk görüntü, Victoria Limanı manzarası ve ikonik adanın arka planında görülen ufuk çizgisiyle birlikte nefes kesiyor. Konuklar, 9. katta dünyanın en yüksek otelinde ağırlanıyorlar. 103. kattaki otel lobisine geçmeden önce konukları panoramik manzaralar bekliyor.

The Ritz-Carlton, Dove

Ritz-Carlton, Phulay Koyu
Ritz-Carlton, Phulay Koyu

Mountain yapılırken Sonora Çölü’nün muhteşem doğasından esinlenilmiştir. Arizona tesisi çöl taşları ve metalleriyle bir hayli otantik bir mekan hissi uyandırmak üzere yaratılmıştır. Arizona jeolojisinin bu şekilde kutlanıp yüceltilmesi tesisin doğal kuvarsit zemininde, ham çelik tesisatında, bakır aksamında ve renkli jeotlar ve kuvars kristali gibi tarihi çöl yapılarında kendini gösterir. Otel içindeki halılar, Arizona’da gün doğumu ve batımını simgeler. Çevrelerinde bölgenin görkemli saguaro kaktüsleri bulunur. Çarpıcı güzellikteki saguaro dünyanın başka hiçbir yerinde yetişmez. Hatta tesisin ana binası, inşa sürecinin başlarında temelin yakınlarında büyümeye devam eden 20 yaşındaki kaktüslerin korunması için yeniden konumlandırılmıştır. Tasarıma katkıda bulunanlar arasında HKS Hill Glazier Stüdyoları, Wilson and Associates ve EDG İç Mimari yer alıyor.

The Ritz-Carlton New York, Central Park. Frank Nicholson tarafından tasarlanan bu Manhattan tesisi; bünyesinde eşsiz bir Central Park manzarasını, göze çarpan çağdaş sanat çalışmalarını, modern ve geleneksel mobilyanın eklektik bir birleşimini ve görkemli floral düzenlemeleri barındırıyor. Bunların yarattığı etki ise sade bir incelik olarak tezahür ediyor.

Ritz_Central-Park-NY
Ritz Central Park, New York

The Ritz-Carlton, Bachelor Kanyonu Beaver Creek, Colorado’da yer alıyor. Burası da aynı şekilde etkileyici doğal malzemelerin kullanıldığı, Kuzey Amerika’daki büyük dağ yerleşimlerinden esinlenmiş bir tarz olan “park mimarisi”nin zengin mirasını kucaklayan, çevresi ile uyumlu başka bir tesis. Wilson and Associates tarafından tasarlanan ve yakın zamanda Bilkey Llinas tarafından desteklenen bu tesiste büyük, kırsal çam kirişleri, ayrıntılı taş işlemeciliği, özenli marangoz işçiliği, sofistike mobilyalar, çağdaş tablolar ve davetkâr, büyük bir şömine dağ çevresiyle uyumlu öğeler oluşturuyor.

Barrie’ye göre, Barselona’daki Hotel Arts’ın tasarımcıları şehrin yoğun kültür ve sanat eğilimini başarılı bir şekilde kavramış. Skidmore, Owing and Merrill firmasından mimar Bruce Graham, 44 katlı Hotel Arts kulesini çelik ve renkli lamine camla kaplattırdı. Barselona’lı GCA firması tarafından yakın zamanda renovasyonu yapılan kulenin içi hem şehir hem de Akdeniz manzaralarına hakim olacak şekilde klasik ahşap, modern çelik ve çağdaş mobilyaların seçkin bir kombinasyonu ile donatıldı.

Sharq Village & Spa, Doha geçmiş zamanlardaki enerjik yaşama dair eşsiz bir tecrübe sunarak Katar tarihinin mirasından besleniyor. Okyanus kıyısındaki tesis, kuşaklar boyu süregelen Katar toplumunun mimarisini, tasarım ve tecrübelerini yansıtmak üzere titiz bir şekilde yeniden yaratıldı. Tesis Arap tüccarların, inci avcılarının ve bu Orta Doğu toprağına zenginlik katmak için ağır gemileriyle yol alan kaptanların hikayelerini anlatıyor. Sharq Village & Spa geçmişteki topluluklar gibi, eski şehir çarşısının merkezinde, çevreye tamamen uyumlu bir şekilde yükseliyor ve avlulu evlerden yokuş geçitlere, soğutma havuzlarına, muhteşem saraylara ve gelişen balık çarşısından etrafı palmiyelerle çevrili kıyıya uzanan zarif bir yolculuğa çıkıyor.

Gösterişli fakat çağdaş bir tarza sahip olan  en iyiler listesinin başlarında yer alıyor. Muhtelif mobilyaların bir araya gelmesi ile beraber, şehir otelinin eşsiz özellikleri arasında tavandan sarkan hat sanatı fırçaları, tablolar, lüks dokumalar, sırmalı kumaşlar ve Çin duvar ipekleri sayılabiliyor. Cüretkâr fakat zekice bütünleştirilmiş renkler, Feng Shui’ye yakından ilgi gösteren iç tasarımcı Hirsch Bedner Associates’in vizyonunun bir ürünü olup estetik bir haz uyandırıyor.

Tverskaya 3: Markanın Moskova’daki ayrıcalıklı adresi The Ritz-Carlton, Moskova  Kızıl meydanda konumlandırılmış ve iç tasarımı  Peter Silling tarafından yapılmıştır. Misafirperverliğin tarihi bir adresi olan bu yapı imparatorluk Rusya’sına ait bir ön cephe ve eşsiz, çağdaş öğelerle bezeli şık ve seçkin bir iç tasarıma sahip, 334 odalı bir oteli bünyesinde barındırıyor.

Tabi ki şehrin iyi bir noktasında konuşlanmış bulunan ikonik tesis, muhteşem

Ritz Tokyo
Ritz Tokyo

The Ritz-Carlton, Tokyo‘dur. Yaklaşık 250 metre yüksekliğindeki bu otel mimari olarak kozmopolitan gelişmişliğin bir simgesidir. Krom ve camdan yapılmış, adeta mitolojik bir canavarı andıran bu yapı, Fuji Dağı ve şehir manzaralarıyla çevresine hakim bir konumda.

Günümüzün ince zevkleri olan ve modayı takip eden otel konukları, sanat ve moda dünyasında olduğu kadar otellerde de son keşifleri herkesten önce tatmaktan keyif alıyor.

Günümüzdeki oteller, tasarım özelliklerinin dışında iki son derece önemli şartı yerine getirmelidir. İş seyahatine çıkanların geçici evleri olarak görülen oteller, iş yerleri olarak etkili bir biçimde işlemelidir  ve ne istediğini bilen konuğa farklı dinlenme seçenekleri sunmalıdır. Dünyanın her yerindeki The Ritz-Carlton otellerinde bu prensiplerin benimsendiği açıkça görülebilmektedir. Fakat bu alanlardaki görülür başarıya rağmen, otel şirketi var olan portföydeki gerekli geliştirme tasarımlarını değerlendirmeye devam ediyor ve sonuç olarak konukları sürekli olarak daha iyi ağırlamak için yapılan yatırımlar milyonları buluyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here